9 Eylül 2009

Sandık Lekesi

9 Eylül 2009
Biraz önce aklıma eski yazılarım geldi. Gecenin bu saatinde üşenmeyip döktüm kolileri ve buldum aradığım defteri. Mavi-lacivert kapaklı bir defter... Aslında yazdığım her şeyin benim için büyük önemi vardır. (Burada böyle güzel saçmaladığıma bakmayın, düzgün şeyler de yazabiliyorum :) ) Ama o defter bambaşka işte. İnsan geçmişi silmek istiyor bazen ama yok, iyi ki yaşamışım o dönemi diyorum. Yoksa o yazıları yazamazdım ben. Bir daha da yazamadım zaten. İnsan asıl içindekileri anlatamadığı zaman güzel şeyler yazıyor. Ve benim "sustuğum" başka bir zaman olmadı hayatımda... İyi ki yaşamışım, iyi ki yazmışım... Yaşamasaydım, belki bulamayacaktım şimdiki güzelliklerimi...


"Seni düşündükçe, siyah bir zeytin tanesi gibi düşüyorsun gözlerime, etrafı tarçın kokusu sarıyor. Penceremin önünde bir ceviz ağacı..." diyerek bitirmek istiyorum... O defterdeki  "son yazı"mı bitirdiğim gibi =)


En dipteki not: Son paragrafın anlam kazanması için bunu da belirtmeden geçmeyeyim dedim. Hayatımda en çok nefret ettiğim, gördüğümde ya da kokusunu aldığımda bile midemi altüst eden 3 şey: zeytin, tarçın ve ceviz =)

3 kişi fikir şeyetmiş:

eCem dedi ki...

gecmişi silmek kolay olsaydı inanıyorum ki insanlar gecmişiyle yasamazlardı..

YeniYetme dedi ki...

öyle bir durumda da insanlar aynı hataları tekrar tekrar yapar, aynı şeyleri tekrar tekrar öğrenirlerdi. sıkıcı olurdu hayat =)

- Bir Tanıdık - dedi ki...

betimLeme çok güzeLmiş... iLk okudğumda beğendim ama aLttaki paragrafı okuyunca daha çok beğendim :)

 
...YeniYetme... © 2008. Design by Pocket